15 Ocak 2021 Cuma

şkrn ve kardeşi

Bugün biraz çalıştım, yani yazdım ama pek de güzel olmadı gibi geldi. Şimdilik dokuzuncu bölümün ortasındayım. 

Evvelsi güne kadar çok sıcak olan hava, bugün baya bi soğudu.

Kısaca anlatmak istiyorum; 7 Ocak perşembe akşamı şkrn ve kardeşi geldi. hayırdır inşallah diyerek içeri aldık. Ev meselesi için gelmişler, kadın Almanya'da yaşıyormuş, neyse gezdirdik ve beğendi. Bi de oğluma söyleyeyim diyerek gitti. Cuma günü "coni leş" oğlu geldi ve evi beğense de fiyatı çok düşürmeye ççalıştı. sonuçta evi beğendiler ama almanya'ya gittiler. bakalım dönecekler mi, kişi başı on bin euro getirebiliyorlarmış. bakalım. bugün canım biraz sıkkın. 

bir türlü satış işi olmuyor. fiyatı düşürmeye çalışıyorlar. hepsinin ağzına sıçayım.

d. hamileymiş.

artık kapatcam. inşallah daha güzel gider yarın çalışmam.

25 Aralık 2020 Cuma

Müşteri günü

 


Bugün, yani 25 Aralık 2020 Cuma günü saat 15.00 de artık kaçıncısı olduğunu bilmediğim, yeni evli karı koca müşteri geldi. Beğendiler gibi oldu fakat işte çatıymış, masrafmış, falanmış, filanmış. İlk zamanlar müşteri geldiği zaman mutlak alıcıymış gibi düşünerek hem heyecanlanıyor hem de çok umutlanıyordum. Hatta bundan önceki müşteri (Manisalı) çok beğendiler, bankaya kredi için başvurdular fakat gelirlerinin az olmasından dolayı, kredi çekemediler. Oysa biz artık kesin oldu bu iş diye düşünüp N. üzeri incili tüylü pofidik terlik bile aldı. Tabii terlik alınamaz bir şey değil ama malum alttaki orospular yüzünden bu evde istediğimiz gibi terlik giyemiyoruz. Altı lastik değil Plastik olması lazım. O "P" harfi var ya, "P" harfi istediğimiz gürültüyü sağlıyor. Ömer Seyfettin'in Yüksek Ökçeler isimli hikayesindeki gibi.

Bu alt takımdan midem bulandı, bok oğlu boklar...

Neyse bugüne, bugünkü duygularıma gelirsek; hiç de içimde ümit yok. O kadar işler kesat ve alıcılar da kılı kırk yarıyorlar ki, en son anda aile üyelerinden biri bir kıllık yapıyor ve iş olacakken olmuyor.

Bu gece yazı yazayım diyorum. Dün pazardan gelirken takside bir sahne için çok güzel bir tanımlama aklıma geldi.

Çarşamba günü kağıt ve beyaz ve siyah kalem aldım. Bazı geceler de resim yapıyorum. İşte güzel geçiyor günler ve geceler...

Tabii gönül güzel ve alt yapısı çok daha güzel ve büyük balkonlu bir evde yaşasın. Bakalım olacak inşallah diyelim...

Bunun haricinde bugünlerde deliler gibi yer fıstığı yiyorum, adeta bağımlısı oldum... Sezon boyunce 4-5 kilo olmuştur sanırım. Yuhhh bana...

Aaa bir de hep istediğim Oblomov kitabını nihayet aldım. Baya bi kalın. Adam iki ayda yazmış iyi mi? Bir de "Damızlık Kızın Öyküsü" kitabını aldım. Ooo bi yığın kitabım var okunacak. Saramago'nun "Görmek" kitabı var... Zaten şu anda "Cesur Yeni Dünya" kitabını okuyorum. Maalesef işler güçler dolayısıyla, parçalı bir okuma oldu ve baya bi nahoş oldu.

İşte böyleyken böyle ve ben kaçar. Bugün iki ekmek pişirdim ve hala evin içi fırın kokuyor, saat 18.00, kombiyi yeni çalıştırdık. Fakaaattt ondan önce sıcak ekmek, çeçil peyniri ve salamla muhteşem bir ikindi kahvaltısı   yaptık. Ehhh, ben kilo almayayım da kim alsın.

Hadi byyyy

12 Aralık 2020 Cumartesi

3 Aralık 2020 Milat galiba...





3 Aralık 2020 bizim için milat gibi bir şey oldu. Gerçi kesin olarak bir şey yok ama Pazartesi günü Savaş'ı arayacağız. Konuşamaya göre de, Salı günü yollara düşeceğiz sanırım. Okadar çok yer baktım ki, istediğin gibi bir yer için çok az yer çıkıyor.

İki gün önce biraz yoga yaptım ve baya bi terledim. Dün böyle grip olur gibi oldum ve hemen adaçayına abandım. Şimdi iyiyim ve kış boyunca da adaçayı içemeye devam. Tadı da kötü değil, hatta hoşuma bile gidiyor bol limonlu limonlu...

İki gün önce Hasan li Toptaş ın geçmişte, Pelin Buzluk isimli edebiyatçıya yapmış olduğu taciz twitterı yıktı geçti ve halâ gündemde. Hatta bir yazar da intihar etti. Bu erkeklerden gerçekten midem bulanıyor. Ama yaptıklarının ortaya çıkması da iyi oldu. Kendilerini bir şey sanıyorlar ve her kadın da emirlerine amade. Yine de Hasan Ali'nin bunu yapmasına doğrusu şaşırdım. N. yine mi onun haberine bakıyorsun diyor. Yayınevi yollarını ayırdı, Kuşlar Yasına Gider isimli kitabı, filme uyarlanacakken o da iptal olmuş.

Bir de Ali Lidar hadisesi var; haber twitterda çıktığında hemen Hasan Ali'ye yancılık yapan ve kadınları aşağılayan bir twit atarak bilmeden kendini ipini çekt. İthaki yayınevi de onunla yollarını ayırdı. Resmen şiirleri ünlü şairlerin dizelerinden aşırma. Zaten onu hiç sevmiyordum ve İthaki yayınevi de onu sırf popüler olduğundan dolayı ticari düşünerek bünyesine kattığını düşünüyordum. Sonra ticari sağa çekti ve elemanı aşağı indirdi. Hak etmeyen insanlar, hak etmedikleri yere gelince sinir oluyorum. Ama Hasan Ali öyle değildi, kesinlikle haklı bir başarıydı ama başarısı karakterine fazla geldi ve bokunu çıkardı.

Neyse dünden beri acayip bir yağmur var, dün gece ve bugün şarıl şarıl yağdı durdu. Bizim tavanlar; yatak odası, salon, oturma odası akıp duruyor. İnşallah şu dertlerden en kısa zamanda kurtulucaz.

26 Nisan 2020 Pazar

Doğumgünüm:)


Bugün benim doğum günüm. her şey çok güzel ve daha da güzel olacağına inanıyorum. 
Sağlıklı, mutlu, başarılı, huzurlu günler bizimle birlikte. Herşeyin en iyisi bizimle olsunnnn....

24 Nisan 2020 Cuma

Aşağıdaki aşağılıklar...


aşağıdaki orospu çocukları yine gıcırdamaya başladılar. bugün sokağa çıkma yasağının ikinci günü ve yatak odasına gidince gıcırdattılar. tabii biz de sarhoşluğunu falan yüzüne vurarak, zorakiye evlendiğini söylediğini anlattık.
sonra sonra kapıya çıkarak, sanki kadın tutuyormuş da, puşt zorla duruyormuş havasını vererek bizi korkutmaya çalıştığı sovunu yaptılar. az buçuk da olsa sinirlerimiz bozuldu. neyse sonra tekrar oraya gittim ve bir müddet oyalanınca gene yaptı orospu, kavaşenin çocuğu. ben de yer misin, yemez misin, bu düzeneği yapan puşt, soysuz, soyu bozuk ibneler mi demedim hepsini söyledim. gazı çıkmış balon gibi pııssss kaldılar. sonra banyoya girdim ve saçımı kuruturken bu taraftaki geri zekalı başladı tak tak diye vurmaya. ona da kes lan göt, gerizekalı, sıçamaktan başka bi bok yiyemeyen gerizekalılar, o.çocuğu diye saydırdım.
şimdilik ortalık sessiz. artık küfür, ağzıma ne gelirse. alllahımmm tez zamanda corona olmalarını gönülden diliyorum. bu kadar azgınlıklarının sonu coronadan gebermek olsun inşallahhh.
&&&
dün gece 23 Nisan dı ve balkona çıkarak hep beraber, tabii ki aşağıdaki puştlar haricinde bütün mahalle okuduk. alkışlar, ıslıklar gırlaydı. her zamankinden çok daha fazla coşkuyla kutlandı.
&&&
bugün defterimi çıkarttım ve yeniden projeme devam edicem.
günler böyle gidiyor. ve artık çayı azalttım. kemik erimesi yapıyormuş. ve kuyruk sokumumdaki sinir sıkışması daha fazla düzelmeye başladı.

21 Nisan 2020 Salı

Dün Kemeraltı


dün kemeraltı'na gittik. nihayet suluboya kağıtlarından alabildik. ay nasıl bir sevinç içindeyim sayın seyirciler. ayrıca bir de tek olarak satılan sarı ve ultra marine rengini aldık. buna ilaveten bi de kuru siyah boya aldım. o dükkana girdiğimde bütün bütün o renkler, boyalar, kalemler, kağıtlar hepsini alma isteği ile doluyorum.
bir de açık olan yün dükkanlarından birinden okra sarı, vişne çürüğü ve siyah renkli yün aldım. daha önce örüp de beğenmediğim kırçıllı gri kazağıma ilaveten onları da yanında örcem. bence iyi olcak. şu el işlerinden hangisini yapacağımı şaşırmış vaziyetteyim. işte vakit buldukça hepsinden biraz biraz yapıyorum.
23 Nisan dolayısıyla, perşembe, cuma, cumartesi, pazar günü sokağa çıkma yasağı var. o yüzden bugün yine markete giderek, tuvalet kağıdı, puding, (birthday dolayısıyla) kedi dili bisküvi, çukulata, gofret, makarna ve tuz ruhu aldık.
tuz ruhu aşağıdakiler için, acayip derecede banyoyu pis kokutuyorlar. yiyip, içip .... başka yapmaktan başka bi şey yok. tabii bize takmalarının dışında. artık yürü ya Begüm diyorum ve yürüyorum. bütün gerçekleri aşağıya söylüyorum. kadın hop oturup, hop kalkıyor. tabii canım gerçekler acıdır ve ayrıca kaşınan sensin. geçen akşam karşılarındaki pislikleri yemeğe çağırdılar, tabii ki akıl danışmak için. onlar da tahmin ettiğimiz gibi yapın gürültüyü, yapın özellikle gece biz yattıktan sonra dediler. yattıktan sonra deliler gibi koşuyorlar. dinlenip dinlenip koşuyorlar. ben de saydırıyorum ve götümü devirip bir güzel uyuyorum.
ama var ya şu apartman hayatından bıktım usandım. her yerde bi mikrop çıkıyor. en iyisi takmayıp, sen de cevap vereceksin.
insanlar gerçekten çok kıskanç ve eğer senden bir çıkar elde edemiyorsa saldırmaya başlıyorlar. insan işte sonuçta çiğ süt emmiş.
artık insanlara çok anlam yüklediğim zamanları geçeli çoookkkkk oluyor.
bakalım biz hobilerimize devam edelim. gülüp eğleniyoruz. çok şükür ki, kendi içimizde huzurumuz yerinde. asıl önemli olan bu.
gün gelecek, bizim de planladığımız zamanlar gelecek.
şimdilik çav bella:)

16 Nisan 2020 Perşembe

Günlük


Salı günü terastaki saksıların içinde çıkmış otları hatır hutur temizledim. Bir de deli gibi büyümüş, dalları sarkmış sakız sardunya vardı. Kurumuş yapraklarını temizledim ve etrafınındaki kuru yaprakları temizlerken, kırmayayım diye klima motorunun üzerine kaldırdım, sonra indirdim. İyi ettim. Sonra daha önce kuyruk sokumumda sıkışmış olan ve uyuyan sinir uyandı. Belim nasıl sıkıştı anlatamam. Lavaboya bile eğilemiyorum ancak dizlerimi bükerek yüzümü yıkayabiliyorum. 
Neyse ki daha önce sinir sıkışıklıkları için almış olduğum ardıç yağı az da olsa kalmıştı.
 nur onu iki gündür sürdü. Şimdi biraz daha iyiyim. 
Bugün kurufasulya, ve yoğurt çorbası yaptım. Dünden yoğurduğum ekmek hamurunu da pişirdim. Artık alıştım ve güzel oldu.
Bugün biraz karşı çatıdaki bacaları çizdim. Sonra sehpanın üzerindeki yaprakları kurumuş portakalı ve bir de kitaptan kadın deseni. Ehhh fena değildi, hem de hiç değildi.
Sonra oturdum, iki tane yün motif ördüm. Aman canım motif dediysem bir dolu, bir boş.
Biraz önce başka yerdeki bloglarımı sildim. Şablona göre yönetime bildirilecekmiş. İki gece ordaki yazılarımı kopyaladım. Artık orada durmasına gerek yok. Mührü zamana uğradı der ya, eskiler aynen öyle.
Şimdilik bu kadar olsun efenim. Hoşça kalınızzz.